Hakkımızda

Myndos Antik Kenti

Ege Denizi ile Akdeniz'in kesişme noktasında bulunan bu antik kent MÖ 640 yılında Anadolu'nun en eski medeniyetlerinden Lelegler tarafından kurulmuştur. Adını veren Myndos kelimesi, “ana tanrıça tapınıcısı” anlamına gelir. Kazılarda bulunan bir Kibele tapınağı bu bulguyu doğrular. İskender’in kuşatıp, almadığını yazar kaynaklar. Makedonların, Rodos’un, Persler’in, Halikarnasus ve Roma’nın yönetiminde uzun yıllar geçirir Myndos. Sezar’ı öldüren Brutus ve Cassius Anadolu’yu Roma adına yönetirken, Cassius’un donanması Myndos limanına yerleşir. Bizans Çağı kilisesi, birkaç sur duvarı, tepe üzerinde yanlışlıkla Leleg duvarı diye tanınan sur kalıntısı ile su içinde kalan dalgakıran ve kule kalıntısının dışında toprak üstünde görülen fazla eser yoktur. Ancak iyi gözlendiği takdirde, bütün bu uygarlıkların izleri, toprak altında yarı örtülü sütunlar, mozaik izleri, seramik parçaları hemen her yerde görülür. Son yıllarda ise suların çekilmesiyle ortaya çıkan tarihi kalıntılarla, arkeologları ve tarihçileri şaşırtmaktadır.

Gümüşlük

Adını, antik çağlarda tepelerinde bulunan gümüş ocaklarından aldığı söylenir. MÖ 600’lere tarihlenen antik Myndos kenti ile yanyana, içiçedir. Roma ve Bizans kalıntıları, erken Hristiyanlık döneminden günümüze gelen kilisesi, kazıların hala devam ettiği, gizlerinin henüz çözülemediği Tavşan Adası… Tavşan adasının doğal bir mendirek görevi görerek yarattığı sakin bir koy, yaz boyu süren kültürel, sanatsal etkinlikler… Ama en önemlisi, dokunulmamış doğası, eşsiz güzelliğiyle, Anadolu’nun en eski sakinleri Lelegler’den kalmış bir küçük kent… Dünyada bilinen haliyse, bir görüşte sevdalananların her yıl geldiği, balıkçı köyü… 2500 yaşını aşmış, bu küçük kent, bugün Türkiye’nin ve önemli turistik ve kültürel merkezlerinden biri haline gelmiştir.